İçindekiler Paragraflar Sayfa I. Giriş 1-9 3 A. Çocuğun yüksek yararı: bir hak, bir ilke ve bir usul kuralı 1-7 3 B. Yapı 8-9 4 II. Amaçlar 10-12 4
İçindekiler | ||
Paragraflar | Sayfa | |
I. Giriş | 1-9 | 3 |
A. Çocuğun yüksek yararı: bir hak, bir ilke ve bir usul kuralı | 1-7 | 3 |
B. Yapı | 8-9 | 4 |
II. Amaçlar | 10-12 | 4 |
III. | Taraf Devletlerin yükümlülüklerinin mahiyeti ve kapsamı | 13-16 | 5 |
IV. | Hukuki analiz ve Sözleşme’nin genel ilkeleriyle bağlantılar | 17-45 | 7 |
A. Madde 3, paragraf 1’in sözel analizi | 17-40 | 7 | |
1. “Çocuklarla ilgili tüm girişimlerde” | 17-24 | 7 | |
2. “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, | |||
idari makamlar ya da yasama organları tarafından” | 25-31 | 8 | |
3. “Çocuğun yüksek yararı” | 32-35 | 9 | |
4. “Birinci planda dikkate alınma” | 36-40 | 10 | |
B. Çocuğun yüksek yararı ve Sözleşme’nin diğer genel ilkeleri | |||
ile bağlantılar | 41-45 | 11 | |
1. Çocuğun yüksek yararı ve ayrımcılığa maruz kalmama | |||
hakkı (madde 2) | 41 | 11 | |
2. Çocuğun yüksek yararı ve yaşam, yaşama ve | |||
gelişme hakkı (madde 6) | 42 | 11 | |
3. Çocuğun yüksek yararı ve kendini ifade | |||
hakkı (madde 12) | 43-45 | 11 | |
V. | Uygulama: çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve tespitiTESPITI | 46-47 | 12 |
A. Yüksek yarar değerlendirmesi ve tespiti | 48-84 | 12 | |
1. Çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken | |||
dikkate alınacak hususlar | 52-79 | 13 | |
2. Yüksek yarar değerlendirilmesinde öğelerin dengelenmesi | 80-84 | 17 | |
B. Çocuğun yüksek yararının hayata geçirilmesini teminat altınaaltına | |||
almaya yönelik usul güvenceleri | 85-99 | 18 |
VI. Yaygınlaştırma 100-101 20
“Kamuya ait ya da özel yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar ya da yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yüksek yararı temel düşüncedir.”
I. Giriş
Çocuk Haklarına dair Sözleşme (madde 3, paragraf 1)
A. Çocuğun yüksek yararı: bir hak, bir ilke ve bir usul kuralı
1. Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin 3. Maddesinin 1. Paragrafı, çocuğa, gerek kamusal gerekse özel alanda kendisini ilgilendiren tüm meselelerde yüksek yararının birinci planda göz önünde tutulması hakkını tanımaktadır. Dahası, burada Sözleşme’nin temel değerlerinden biri ifade edilmektedir. Çocuk Hakları Komitesi (Komite) madde 3, paragraf 1’i çocuğun tüm haklarının yorumlanmasında ve hayata geçirilmesinde geçerlilik taşıyan, Sözleşme’nin dört genel ilkesinden biri olarak belirlemiştir1 ve bu ilkeyi özel durum ve koşullara uygun değerlendirmeler gerektiren dinamik bir kavram olarak görmektedir.
2. “Çocuğun yüksek yararı” kavramı yeni değildir. Sözleşme’nin öncesine giden bu kavram, 1959 tarihli Çocuk Hakları Bildirgesi’nde (paragraf 2), Kadınlara Karşı Her Tür Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi’nde (maddeler 5 (b) ve 16, paragraf 1 (d)), ayrıca bölgesel anlaşmalarla birlikte çok sayıda ulusal ve uluslararası yasada yer almaktadır.
3. Sözleşme, çocuğun yüksek yararına başka maddelerde de açık atıfta bulunmaktadır: madde 9: ana babadan ayrılma; madde 10: ailenin yeniden birleşmesi; madde 18: ana babanın sorumlulukları; madde 20: aile ortamından yoksun kalma ve alternatif bakım; madde 21: evlat edinme; madde 37(c): tutukluluk/hükümlülük durumlarında yetişkinlerden ayrı yere konulma; madde 40, paragraf 2 (b) (iii): kanunla ihtilaf halindeki çocuklara ilişkin cezai davaların görüşüldüğü duruşmalarda ana babanın da hazır bulunması dahil olmak üzere usule dair güvenceler. Çocuğun yüksek yararına ayrıca Sözleşme’nin çocukların fuhuş yoluyla istismarı, çocukların satılması ve çocuk pornografisi ile ilgili İhtiyari Protokolü (giriş ve madde8) ile Başvuru Usulüne ilişkin İhtiyari Protokolde de (giriş ve maddeler 2 ve 3) atıfta bulunulmaktadır.
4. Çocuğun yüksek yararı kavramı, hem Sözleşme’de öngörülen tüm hakların eksiksiz biçimde hayata geçirilmesini hem de çocuğun bütünsel gelişimini amaçlamaktadır.2Komite, şu hususa önceden dikkat çekmiş bulunmaktadır3: “çocuğun yüksek yararının ne olduğuna ilişkin yetişkin kişinin yargısı, çocukların Sözleşme’de öngörülen tüm haklarına saygıdan üstün gelemez.” Bir kez daha hatırlatmak gerekirse, Sözleşme’de haklar hiyerarşik olarak sıralanmamıştır; burada öngörülen tüm haklar “çocuğun yüksek yararınadır” ve çocuğun yüksek yararıyla ilgili olumsuz bir
yorum getirilerek hiç bir haktan ödün verilemez.
1 Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin uygulanmasına yönelik genel tedbirlerle ilgili genel yorum No. 5 (2003), paragraf 12; ve çocuğun görüşünün alınması hakkı ile ilgili genel yorum No. 12 (2009), paragraf 2.
2 Komite Devletlerden gelişmeyi şu şekilde yorumlamalarını beklemektedir: “çocuğun fiziksel, zihinsel, manevi, ahlaki, psikolojik ve sosyal gelişimini birlikte kucaklayan bütünsel bir kavram.” (genel yorum no. 5, paragraf 12).
3 Şiddetin her türünden korunmayla ilgili genel yorum No. 13 (2011), paragraf 61.
5. Çocuğun yüksek yararı kavramının eksiksiz olarak uygulanması, haklara dayalı bir yaklaşımın geliştirilmesini gerektirir. Bu yaklaşımda ilgili tüm aktörler çocuğun bütünlüklü fiziksel, psikolojik, ▇▇▇▇▇▇ ve manevi gelişimini ve insan olarak saygınlığını ileri taşımak için seferber edilir.
6. Komite çocuğun yüksek yararının üç yönlü bir kavram olduğunun altını çizer:
a. Asli bir hak: Gündemdeki herhangi bir konuda karara varmak üzere farklı yararlar göz önünde bulunduruluyorsa, çocuğun yüksek yararı neyse onun birinci planda dikkate alınması ve ne zaman belirli bir çocuğa, belirlenmiş ya da belirlenmemiş bir grup çocuğa veya genel olarak çocuklara ilişkin bir karar alınacaksa bu hakkın mutlaka gözetilmesinin teminat altına alınması. Madde 3 paragraf 1 Devletlere bu konuda asli bir yükümlülük getirmektedir ve doğrudan uygulanabilirlik taşıyan bu yükümlülüğe mahkemelerde de atıfta bulunulabilir.
b. Temel, yorumlara ışık tutacak bir hukuk ilkesi: Yasal bir hükmün birden çok yoruma açık olması durumunda, çocuğun yüksek yararı açısından en uygun olan yorum seçilmelidir. Sözleşme ve İhtiyari Protokollerinde yer alan haklar yorum için gerekli çerçeveyi sunmaktadır.
c. Bir usul kuralı: Ne zaman belirli bir çocuğu, bir grup çocuğu ya da genel olarak çocukları etkileyecek bir karar alınacaksa, karar alma sürecinde bu kararın ilgili çocuk ya da çocuklar üzerindeki olası etkisi de (olumlu ya da olumsuz) değerlendirilmelidir. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve belirlenmesi usule ilişkin güvenceler gerektirir. Ayrıca, alınan herhangi bir kararın gerekçesinde bu hakkın açık ve doğrudan gözetildiği de belirtilmelidir. Bu bağlamda taraf Devletler alınan kararda bu hakkın nasıl dikkate alındığını açıklayacaklardır. Başka bir deyişle; bu ister geniş kapsamlı politika belirleyici meseleler isterse, tek tek vakalar olsun şu hususlar belirtilmelidir: bu vakada ya da meselede hangi unsur çocuğun yüksek yararına görülmüştür; ya da bunda hangi kriterler esas alınmıştır ve çocuğun yüksek yararı başka mülahazalara göre nasıl belirlenmiştir?
7. Bu genel yorumda “çocuğun yüksek yararı” ifadesi yukarıda geliştirilen üç boyutu kapsar.
B. Yapı
8. Bu genel yorumun kapsamı Sözleşme’nin 3. Maddesinin birinci paragrafı ile sınırlı olup, aynı maddenin çocuğun iyi olma haline ilişkin ikinci paragrafını ve Devletlerin, çocuklarla ilişkili kurumların, hizmetlerin ve tesislerin yerleşik standartlara uygunluk taşımasını ve bu standartlara uygunluk için gerekli mekanizmaların devrede olmasını sağlama yükümlülükleriyle ilgili üçüncü paragrafını kapsamaz.
9. Komite, bu genel yorumun amaçlarını açıklamakta (bölüm II) ve taraf Devletlerin yükümlülüklerinin mahiyetini ve kapsamını ortaya koymaktadır (bölüm III). Genel yorum ayrıca madde 3, paragraf 1’in hukuksal analizini yapmakta (bölüm IV), bunun Sözleşme’nin diğer genel ilkeleriyle bağlantılarını göstermektedir. Bölüm V çocuğun yüksek yararı ilkesinin pratikte uygulanmasına ayrılırken bölüm VI genel yorumun yaygınlaştırılmasına ilişkin rehber ilkeleri ortaya koymaktadır.
II. Amaçlar
10. Bu genel yorum, çocuğun yüksek yararının ve buna saygı gösterilmesinin Sözleşme’ye taraf olan Devletlerce hayata geçirilmesini sağlama amacını taşımaktadır. Özellikle yargı kararları ve idari kararlarda, çocuğu bir birey olarak ilgilendiren diğer girişimlerde ve genel olarak çocukları ya da özelçocuk gruplarını ilgilendiren yasaların, politikaların, stratejilerin,
programların, planların, bütçelerin yasama ve bütçe girişimlerinin ve kılavuzların hazırlanmasıyla ilgili her aşamada, özetle uygulamaya yönelik tümtedbirlerde çocuğun yüksek yararının gözetilmesinin neleri gerektirdiğini belirlemektedir. Komite, bu genel yorumun, ebeveynler ve çocuklara bakan kişiler dahil çocuklarla ilgili her kesimin kararlarına yol göstereceğini ummaktadır.
11. Çocuğun yüksek yararı, onun sürekli gelişimi ile ilgili çeşitli konuları kapsayan dinamik bir kavramdır. Bu genel yorum, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve belirlenmesi için bir çerçeve sağlar; amacı, belirli herhangi bir durum ya da zamanda çocuk için neyin en iyi çözüm olacağının tespit edilmesi değildir.
12. Bu genel yorumun başlıca amacı, çocukların, yüksek yararlarının birinci planda, kimi durumlarda da en başta (bakınız, aşağıda paragraf 38) değerlendirilip dikkate alınması ve haklarının hayata geçirilmesine ilişkin anlayışın güçlendirilmesidir. En genel anlamdaki amacı ise, hak sahipleri olarak çocuklara tam saygı gösterilmesini sağlamak üzere tutumlarda gerçek anlamda bir değişiklik yaratılmasıdır. Daha somut söylenirse, çocuğun yüksek yararı açısından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekenler şunlardır:
a. Hükümetler tarafından alınan tüm uygulama önlemleri;
b. Yargısal ya da idari makamlarca ya da temsilcileri aracılığıyla kamu birimleri tarafından alınıp belirli bir çocuğu ya da belirli bir grup çocuğu ilgilendiren kararlar;
c. Çocukları ilgilendiren ya da onları etkileyecek hizmetler veren, kar amacı güdenler ve gütmeyenler dahil özel sektör ve sivil toplum birimleri tarafından alınan kararlar;
d. Ana babalar ve çocuklara bakan kişiler dahil olmak üzere çocuklarla birlikte ve çocuklar için çalışan kişilerin hareketlerine ilişkin kılavuzlar.
III. Taraf Devletlerin yükümlülüklerinin mahiyeti ve kapsamı
13. Taraf Devletlerden her biri, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve birinci planda göz önünde bulundurulması hakkına saygı gösterip bu hakkı hayata geçirmelidir ve her taraf Devlet bu hakkın eksiksiz biçimde hayata geçmesi için gerekli, bilinçli ve somut tüm t edbriler i alma yükümlülüğü altındadır.
14. Madde 3 paragraf 1, taraf Devletlere üç tür farklı yükümlülük getirerek bir çerçeve oluşturmaktadır:
a. Çocuğun yüksek yararının, herhangi bir kamu kurumu tarafından gerçekleştirilecek her girişimde gerektiği gibi içselleştirilmesini ve tutarlı olarak uygulanmasını sağlama yükümlülüğü. Bu söylenen, çocuklar üzerinde doğrudan ya da dolaylı etkisi olan tüm uygulama tedbirleri, idari ve yargısal işlemler için özellikle geçerlidir.
b. Çocukları ilgilendiren tüm yargı kararlarının ve idari kararların, ayrıca politikaların ve yasal düzenlemelerin, çocuğun yüksek yararının birinci planda dikkate alınarak gerçekleştirildiğini gösterme yükümlülüğü. Yüksek yararın nasıl incelenip değerlendirildiğinin, alınan kararda buna ne ölçüde ağırlık tanındığının anlatılması da buna dahildir.
c. Çocuğun yararının, özel sektörün her kararında ve ey leminde değerlendirilip birinci planda göz önüne alınmasını sağlama yükümlülüğü. Buna, hizmet
sunan kuruluşlar, ya da çocuğu ilgilendiren ya da çocuk üzerinde etkili olabilecek kararlar alan diğer herhangi bir özel birim ya da kurum da dahildir.
15. Devletler, bunlara uyulmasını sağlamak üzere, Sözleşme’nin 4 ve 42. maddeleri ile 44. maddenin 6’ncı paragrafına uygun olarak uygulamaya dönük bir dizi önlem almalı ve aşağıdakiler dahil olmak üzere çocuğun yüksek yararının her fiilde birinci planda gözetilmesini sağlamalıdırlar:
a. İç hukuku ve diğer mevzuat kaynaklarını madde 3 ve paragraf 1’i içselleştirecek şekilde gözden geçirme ve gerekiyorsa değiştirme ve çocuğun yüksek yararını gözetme gerekliliğinin aşağıda sıralanan her alana yansımasının ve hayata geçirilmesinin sağlanması: tüm ulusal yasa ve yönetmelikler, varsa il ya da bölge düzeyindeki düzenlemeler, çocuklara yönelik hizmetler veren ya da faaliyetleri çocuklar üzerinde etkili olan özel kurumlar ya da kamu kurumlarının faaliyetlerini yöneten kurallar ve gerek asli bir hak gerekse usul kuralı olarak herhangi bir kademedeki yargı işlemleri ve idari işlemler;
b. Politikaların ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde eşgüdümünde ve uygulanmasında çocuğun yüksek yararının gözetilmesi;
c. Çocuğun yüksek yararının kendisini ilgilendiren ya da kendisini etkileyecek uygulamaya yönelik tüm tedbirler, idari süreçler ve yargı süreçlerinde içselleştirilip uygulanması hakkının eksiksiz olarak hayata geçirilmesi için şikayet, telafi ya da tazminat mekanizmalarının ve usullerinin getirilmesi;
d. Çocukların haklarının hataya geçmesini sağlamaya yönelik programlara ve tedbirlere kaynak tahsis edilirken ve uluslararası yardımlardan veya kalkınma yardımlarından yararlanan etkinliklerde çocuğun yüksek yararının gözetilmesi;
e. Veri toplama, izleme ve değerlendirme işlemlerinde çocuğun yüksek yararının açıkça ifade edilmesi ve gerektiğinde çocuk haklarıyla ilgili konulardaki araştırmaların desteklenmesi;
f. Profesyoneller ve çocuklar için ya da çocuklarla birlikte çalışan diğer kişiler dahil olmak üzere, çocukları doğrudan ya da dolaylı biçimde etkileyecek kararlar alanların, madde 3, paragraf 1 ve bunun pratikte uygulanması konusunda bilgilendirilmesi ve kendilerine bu konuda eğitim verilmesi;
g. Madde 3 paragraf 1’de gözetilen hakkın kapsamını anlayabilmeleri için çocuklara, ailelerine ve çocuklara bakan kişilere anlayabilecekleri dilden yeterli bilgilerin verilmesi ve görüşlerine yeterli ağırlığın tanınabilmesi açısından çocukların görüşlerinin alınabileceği gerekli koşulların oluşturulması;
h. Kitle iletişim araçlarını, sosyal medyayı ve çocukları da işin içine katan ve çocukların hak sahipleri olarak tanımlanmasını amaçlayan iletişim programları aracılığıyla çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve birinci planda dikkate alınması hakkının gerçekleşmesini engelleyen tüm olumsuz tutum ve algılara karşı mücadele edilmesi.
16. Çocuğun yüksek yararının tam olarak gerçekleşebilmesinde aşağıdaki parametreler dikkate alınmalıdır:
a. Çocuk haklarının evrensel, bölünemez, karşılıklı bağımlı ve karşılıklı ilişkili niteliği;
b. Çocukların hak sahipleri olarak tanınmaları;
c. Sözleşme’nin küresel niteliği ve kapsamı;
d. Taraf Devletlerin Sözleşme’de yer alan tüm haklara saygı gösterme, bunları koruma ve hayata geçirme yükümlülükleri;
e. Çocuğun gelişimi süresince ona gösterilen davranışın kısa, orta ve uzun vadede çocuğun gelişimine etkileri.
IV. Hukuki analiz ve Sözleşme’nin genel ilkeleriyle bağlantılar
A. Madde 3 paragraf 1’in hukuksal analizi
1. “Çocuklarla ilgili tüm girişimlerde”
a. “tüm girişimlerde”
17. Madde 3 paragraf 1, hakkın çocukları ilgilendiren tüm kararlarda ve girişimlerde güvence altına alınmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Başka bir deyişle, bir çocukla ya da çocuklarla ilgili her girişim, çocuğun yüksek yararını birinci planda dikkate almalıdır. Buradaki “girişim” sözcüğü yalnızca kararları değil her tür fiili, davranışı, öneriyi, hizmeti, usulü ve diğer tedbirleri de kapsamaktadır.
18. Çocuğa yapılanlara karşı eylemsizlik, ya da harekete geçememe ve ihmaller de bir tür “girişim” sayılır; örneğin sosyal refah alanındaki yetkililerin çocukları ihmal ya da istismardan korumak üzere harekete geçmemeleri de bu tip girişime örnektir.
b. “ilgili”
19. Hukuki görev, çocukları doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen tüm kararlar ve girişimler için geçerlidir. Dolayısıyla “ilgili” sözcüğü en başta bir çocukla, bir grup olarak çocuklarla ya da genel olarak çocuklarla doğrudan ilgili tedbrileri ve kararları, sonra da kendileri doğrudan hedef olmasa bile belirli bir çocuk, bir grup çocuk ya da genel olarak çocuklar üzerinde etkisi olan tedbirleri anlatır. Komite’nin 7 sayılı genel yorumunda (2005) da belirtildiği gibi, bu tür girişimler arasında çocukları hedef alanlar (örneğin çocukların sağlığı, bakımı ve eğitimi ile ilgili olanlar) ve ayrıca çocukları ve diğer nüfus kesimlerini ilgilendirenler yer alır (örneğin çevre, konut ve ulaşım meseleleriyle ilgili girişimler) (paragraf 13 (b)). Dolayısıyla, burada “ilgili” terimi çok geniş biçimde değerlendirilmelidir.
20. Aslında, bir Devletin tüm girişimleri çocukları şu ya da bu şekilde etkiler. Ancak bu durum, ▇▇▇▇▇▇ tarafından atılan her adımın çocuğun yüksek yararının tam ve resmi olarak değerlendirildiği ve belirlendiği bir süreci de içermesi gerektiği anlamına gelmez. Bununla birlikte, herhangi bir karar bir çocuk ya da çocuklar üzerinde önemli bir etki yaratacaksa çocuğun yararını gözetmek üzere daha fazla koruma sağlanması ve daha ayrıntılı prosedürlere başvurulması yerinde olacaktır.
Dolayısıyla, doğrudan doğruya çocuğa ya da çocuklara yönelik olmayan tedbirler söz konusu olduğunda, söz konusu girişimin çocuk ya da çocuklar üzerindeki etkilerinin değerlendirilebilmesi için, “ilgili” teriminin her özel durumun kendi koşulları ışığında netleştirilmesi gerekecektir.
c. “çocuklar”
21. “Çocuklar” terimi, Sözleşme’nin 1 ve 2.maddeleri uyarınca, herhangi bir ayrım yapılmaksızın bir Devletin egemenlik alanında yaşayan 18 yaşından küçük herkesi kapsar.
22. Madde 3, paragraf 1 bireyler olarak çocuklar için geçerlilik taşır ve taraf Devletlere bireysel kararlarda çocuğun yüksek yararını birinci planda dikkate alma yükümlülüğü getirir.
23. Bununla birlikte “çocuklar” terimi, yüksek yararın gereğince gözetilmesi hakkının yalnızca tekil anlamda çocuk değil grup halinde ya da genel olarak çocuklar için de geçerlilik taşıdığı anlamına gelir. Dolayısıyla, Devletlerin, onları ilgilendiren her girişimde bir grup ya da genel olarak çocukların yüksek yararını değerlendirme ve birinci planda gözetme yükümlülükleri vardır. Bu söylenen, tüm uygulama tedbirleri açısından özellikle açıklık taşır. Komite4 bir noktanın altını çizer: çocuğun yüksek yararı hem kolektif hem de bireysel bir hak olarak anlaşılmaktadır ve bu hakkın yerli halklara mensup çocuklar açısından uygulanması, aynı hakkın kolektif kültürel haklarla olan ilişkisinin de değerlendirilmesini gerektirir.
24. Bu söylenen, tek bir çocuğu ilgilendiren bir kararda bu çocuğun haklarının genel olarak tüm çocuklarla aynıymış gibi ele alınması gerektiği anlamına gelmemektedir. Bunun yerine, madde 3, paragraf 1 bir çocuğun yüksek yararının kişi bazında değerlendirilmesini öngörür. Çocuğun yüksek yararının birey ve grup bazında belirlenmesine ilişkin usuller aşağıda Bölüm V’te yer almaktadır.
2. “Kamusal ya da özel sosyal yardım kurumları, mahkemeler, idari makamlar ya da yasama organları”
25. Devletlerin çocuğun yüksek yararını gerektiği gibi dikkate alma yükümlülükleri, kamuya ait ve özel tüm sosyal yardım kurumlarını, mahkemeleri, idari makamları ve çocuklarla ilgili işler de yapan yasama organlarını içine alan kapsamlı bir yükümlülüktür. Madde 3, paragraf 1’de ebeveynlerden açıkça bahsedilmese de, çocuğun yüksek yararı “onların da temel duyarlılıkları olacaktır.” (madde 18, paragraf 1).
a. “kamuya ait ya da özel sosyal yardım kurumları”
26. Bu terimler dar anlamda (stricto sensu) yorumlanmamalı ve sadece sosyal kurumlarla sınırlanmamalıdır. Burada, yaptıkları çalışmalar ve aldıkları kararlar ile çocukları ve haklarının gerçekleşmesini etkileyen tüm kurumlar kastedilmektedir. Bu kurumların arasında yalnızca ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olanlar (örneğin bakım, sağlık, çevre, eğitim, iş, dinlenme, oyun vb) değil aynı zamanda sivil haklar ve özgürlüklerle ilgili olanlar (doğum kaydı, her ortamda şiddete karşı koruma vb) da yer almaktadır. Özel sosyal yardım ve refah kurumları arasında, çocukların haklarından yararlanmalarını sağlayacak hizmetlerin sunulmasında rol oynayan ve Hükümetçe sunulan hizmetler adına veya bir alternatif olarak bu hizmetlerin yanında faaliyet gösteren özel sektör kuruluşları da – kar amacı gütsün gütmesin- yer almaktadır.
b. “mahkemeler”
27. Komite, bir noktanın altını çizer: “mahkemeler” denildiğinde, ister yargıçlar, ister o ülkenin geleneksel adalet sistemi gereğince yargı kararı verebilen diğer kişiler yer alsın, herhangi bir duruma ilişkin tüm yargı süreçlerinin ve herhangi bir sınırlama olmaksızın çocuklarla ilgili tüm yargı işlemlerinin gerçekleştiği yerleri anlatırlar. Uzlaştırma, arabuluculuk ve hakemlik gibi kurumlar da buna dahildir.
4 Yerel halklara mensup çocuklar ve Sözleşme kapsamındaki hakları ile ilgili genel yorum No.11 (2009), paragraf 30
28. Ceza davaları söz konusu olduğunda, yüksek yarar ilkesi kanunla ihtilaf halındeki çocuklar (suç işlediği iddia edilen, bununla suçlanan ya da böyle oldukları kabul edilen çocuklar), kanunla temas halindeki çocuklar (mağdur ya da tanık konumundakiler) ve ayrıca kanunla ihtilaf halindeki ebeveynlerinin durumundan etkilenen çocuklara uygulanır. Komite’ye5 göre çocuğun yüksek yararının korunması, ceza adaletinin çocuklar söz konusu olduğunda, örneğin hapis ya da bedel ödetme gibi geleneksel hedeflerinin yerini rehabilitasyon ve onarıcı adalet hedeflerinin alması gerektiği anlamına gelir.
29. Hukuk davalarında ise, örneğin babalık, çocuk ihmali ya da istismarı, ailenin yeniden birleşmesi, bakım vb gibi konularda çocuk kendi yararını doğrudan kendisi savunabileceği gibi bu işi bir temsilci aracılığıyla da yapabilir. Örneğin, boşanma ve evlat edinme, velayet, kalacak yer, ebeveynlerle temas ve görüşme, ayrıca çocuk ihmali ve istismarı gibi durumlardaki yargı işlemleri bir çocuğun yaşamı ve gelişimi üzerinde önemli etkilere sahiptir. Usulen ya da asli nitelikte olsun mahkemeler, bu tür tüm durumlarda ve ilgili kararlarda çocuğun yüksek yararının gözetilmesini sağlamalı ve bunun gereğinin yapıldığını ortaya koyabilmelidir.
c. “idari makamlar”
30. Komite idari makamlarca alınan kararların, her düzeyde, çok geniş kapsamlı olabileceğini vurgular. Örneğin bunlar, eğitim, bakım, sağlık, çevre, yaşam koşulları, koruma, sığınma, göç, yurttaşlık hakkı vb gibi alanlarda olabilir. İdari makamlar tarafından bu alanlarda alınan her bir karar, diğer tüm uygulama tedbirlerinde olduğu gibi, çocuğun yüksek yararına göre değerlendirilmeli ve buna göre verilmelidir.
d. “yasama organları”
31. Taraf Devletlerin yükümlülüklerinin “yasama organlarını” da içine alacak şekilde genişletilmesi, madde 3, paragraf 1’in yalnızca bireyler olarak çocuklara değil genel olarak çocuklara da ilişkin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Herhangi bir yasanın ya da yönetmeliğin, ayrıca toplu anlaşmaların –örneğin çocukları da etkileyen iki ya da çok taraflı ticaret ya da barış anlaşmaları gibi – benimsenmesinde çocuğun yüksek yararı yönlendirici ilke olmalıdır. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve birinci planda gözetilmesi hakkı, yalnızca özel olarak çocukları ilgilendiren düzenlemelerde değil ilgili her tür yasal düzenlemede açık olarak yer almalıdır. Bu yükümlülük aynı zamanda, çocuk haklarına duyarlılık açısından çocuğun yüksek yararı ilkesinin benimsenmesini gerektiren bütçe onay süreçleri için de geçerlidir.
3. “Çocuğun yüksek yararı”
32. Çocuğun yüksek yararı kavramı karmaşıktır ve içeriği tek tek özel durumlarda belirlenmelidir. Kanun yapıcı yargıç, idari sosyal ya da eğitimle ilgili herhangi bir makamın kavramı netleştirmesi ve böylece bundan somut olarak yararlanması, Sözleşme’nin diğer hükümleri doğrultusunda madde 3, paragraf 1’in yorumlanması ve uygulanmasıyla gerçekleşir. Dolayısıyla, çocuğun yüksek yararı kavramı esnek ve uyarlanabilir özellik taşımaktadır. Kavram, kişisel durum, koşullar ve ihtiyaçlar dikkate alınarak ilgili çocuğun ya da çocukların özel durumuna göre uyarlanmalı ve tanımlanmalıdır. Bireysel düzlemdeki kararlar söz konusu olduğunda çocuğun yüksek yararı özel olarak söz konusu çocuğun özel koşulları ışığında değerlendirilmeli ve belirlenmelidir. Toplu kararlarda ise – örneğin yasama organının kararlarında- genel olarak çocukların yüksek yararı özel grubun ve/ya da genel olarak çocukların kendi
5 Adalet sistemi içinde çocukların hakları ile ilgili genel yorum No. 10 (2007), paragraf 10.
koşulları ışığında değerlendirilip belirlenmelidir. Her iki durumda da, değerlendirme ve belirleme, Sözleşme ve İhtiyari Protokollerinde yer alan haklara tam saygı çerçevesinde gerçekleştirilmelidir.
33. Çocuğun yüksek yararı, çocuğu ya da çocukları ilgilendiren her meselede uygulanacak; Sözleşme’de ve diğer insan hakları anlaşmalarında yer alan haklar arasında ortaya çıkabilecek çelişkili durumların çözüme bağlanmasında dikkate alınacaktır. Böyle durumlarda çocuğun yüksek yararına olacak muhtemel çözümlerin belirlenmesine dikkat edilmelidir. Başka bir deyişle Devletler, uygulamaya dönük tedbirleri belirlerken, güç durumda olanlar dahil tüm çocukların yüksek yararını netliğe kavuşturma yükümlülüğü altındadır.
34. Çocuğun yüksek yararı kavramının esnekliği, bu kavramın tek tek çocuklara uyarlanmasına ve çocuk gelişimine ilişkin bilgiler paralelinde gelişimine olanak tanımaktadır. Ne var ki, aynı kavram kimi manipülasyonlara ortam sağlayabilir; örneğin, çocuğun yüksek yararı kavramı Hükümetler ve diğer Devlet yetkilileri tarafından ırkçı politikaları gerekçelendirmek üzere istismar edilebilmiştir; ebeveynler, velayetle ilgili ihtilaflarda kendi çıkarları için gene bu kavrama başvurabilmişlerdir; üzerlerine yük almak istemeyen meslek sahipleri de alakasız ve ya önemsiz sayarak çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesine yanaşmamışlardır.
35. Uygulamaya dönük tedbirler açısından ise, çocuğun yüksek yararının yasal düzenlemelerde, politikaların belirlenmesinde ve Hükümetin her kademesindeki uygulamalarda birinci planda gözetilmesi, sürekli bir çocuk hakları etki değerlendirmesini (ÇHED) gerektirir. Bu değerlendirme, önerilen herhangi bir yasal düzenlemenin, politikanın ya da bütçe tahsisinin çocuklar ve haklarından yararlanabilme durumu üzerindeki etkilerini öngörmek, uygulamanın fiili etkilerini hesap etmek açısından gereklidir.6
4. “Birinci planda dikkate alınma”
36. Uygulamaya dönük her tür tedbirin benimsenmesinde çocuğun yüksek yararı birinci derecede gözetilecektir. Buradaki “gözetilecektir” sözcüğü Devletlere kesin bir hukuki yükümlülük getirmektedir ve şu anlama gelmektedir: Devletler, başlatılacak herhangi bir girişimde, çocuğun yüksek yararının değerlendirilip buna birinci derecede ağırlık tanınıp tanınmayacağı konusunda herhangi bir takdir hakkı kullanamazlar.
37. “Birinci planda dikkate alma”, çocuğun yüksek yararının, diğer tüm mülahazalarla aynı düzeyde ele alınamayacağı anlamına gelir. Bu güçlü konumun gerekçesi, çocuğun durumunun özel olmasıdır: bağımlılık, olgunluk, hukuki statü ve çoğu kez de sesini duyuramama. Çocukların kendi yararlarını güçlü biçimde savunabilme imkanları yetişkinlere göre daha azdır ve çocukları etkileyecek kararların alınışına katılanların onların yararı konusunda da açık bilgiye sahip olmaları gerekir. Çocukların yararı ön plana çıkarılmadıkça, bu yararın dikkate alınmama olasılığı vardır.
38. Evlat edinme işlemlerine ilişkin olarak (madde 21), yüksek yarar hakkı daha da güçlendirilmiştir; burada yüksek yarar artık “birinci planda” olmanın da ötesinde “en başta” gözetilecektir. Gerçekten de çocuğun yüksek yararı evlatlık işlemleriyle ilgili karar alınırken belirleyici faktör olmalıdır; diğer konularda da böyle olması gerekir.
6 Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin uygulanmasına yönelik genel tedbirlerle ilgili Komite’nin genel yorumu No. 5 (2003), paragraf 45.
39. Öte yandan, madde 3 paragraf 1 çok çeşitli durumları kapsadığından Komite bunun uygulanmasında esneklik ihtiyacını kabul etmektedir. Çocuğun yüksek yararı – bir kez değerlendirilip belirlendikten sonra – başka yararlar ve haklarla çelişebilir (örneğin diğer çocuklar, kamu, ana babalar vb açısından). Bir çocuğun ayr ı ayr ı değer lendir i len yüksek yararları ile bir grup çocuk ya da genel olarak çocukların yararları arasındaki muhtemel bir çelişki olması halinde, tüm tarafların yararı titizlikle gözetilerek ve uygun bir uzlaşma noktası bulunarak tek tek özel durumlar bağlamında çözülmelidir. Başka kişilerin hakları ile çocuğun yüksek yararı arasında bir uyuşmazlık olduğunda da aynı şey yapılmalıdır. Eğer uyumlulaştırma mümkün olmazsa, yetkililer ve karar vericiler, çocuğun yüksek yararının birinci planda ele alınmasının çeşitli mülahazalardan yalnızca bir tanesi olmayıp öncelik taşıdığı anlamına geldiğini akılda tutarak, ilgili tüm tarafların haklarını analiz edip bir ağırlıklandırma yapmalıdırlar. Dolayısıyla, en fazla neyin çocuğun yararına, olduğu göz önünde tutularak ona daha fazla ağırlık tanınmalıdır.
40. Çocuğun yüksek yararının “birinci planda” gözetilmesi, her bir durumda çocuğun yararının tuttuğu yer hakkında bilgi sahibi olunmasını ve bu yarara her koşulda öncelik tanıma istekliliğini gerektirir. Bununla birlikte bu gereklilikler, ilgili çocukların üzerindeki etkileri çok belirgin olduğunda daha da fazla önem kazanır.
B. Çocuğun yüksek yararı ve Sözleşme’nin diğer genel ilkeleriyle bağlantılar
1. Çocuğun yüksek yararı ve ayrımcılığa maruz kalmama hakkı (madde 2)
41. Ayrımcılığa maruz kalmama hakkı edilgen bir yükümlülük getirmez; ayrıca, Sözleşme kapsamındaki haklardan yararlanılmasına yönelik her tür ayrımcılığın yasaklanmasını öngörür. Ancak bunun da ötesinde, Sözleşme’de yer alan haklardan tüm çocukların yararlanabilmesi için Devletin fiilen fırsat eşitliği sağlayacak proaktif önlemler almasını gerektirir. Bu da gerçekte var olan bir eşitsizlik durumunu onaracak pozitif önlemler alınmasını zorunlu kılabilir.
2. Çocuğun yüksek yararı ve yaşam, yaşama ve gelişme hakkı (madde 6)
42. Devletler, insanlık onuruna saygılı ve her çocuğun bütünlüklü gelişimini sağlayan bir ortam yaratmalıdırlar. Devlet, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesinde ve belirlenmesinde çocuğun geri alınamaz yaşam, yaşama ve gelişme hakkına tam saygılı olunmasını sağlamalıdır.
3. Çocuğun yüksek yararı, katılım ve kendini ifade etme hakkı (madde 12)
43. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi, çocuğun görüşlerini serbestçe ifade edebilme ve kendisini etkileyen tüm meselelerde bu görüşlere gerekli ağırlığın tanınması hakkına da yer vermelidir. Bu husus, aynı zamanda madde 3 paragraf 1 ile madde 12 arasındaki kopmaz bağlara işaret eden Komite’nin 12 sayılı genel yorumunda da dile getirilmiştir. Bu iki maddenin birbirini tamamlayıcı rolü vardır: ilki çocuğun yüksek yararının gerçekleşmesini amaçlarken diğeri yüksek yararlarının değerlendirilmesi dahil olmak üzere kendilerini etkileyen her konuda çocukların görüşlerinin alınmasındaki ve çocukların bu kararlara dahil edilmelerindeki yöntemi ortaya koyar.
12. Maddede belirtilenler yerine getirilmedikçe Madde 3 paragraf 1 doğru olarak uygulanamaz. Benzer biçimde, madde 3 paragraf 1, yaşamlarını etkileyecek tüm kararlarda çocukların temel rolünü vurgulayarak madde 12’nin işlevselliğini pekiştirir.7
44. Çocuğun gelişim halindeki yetenekleri (madde 5), çocuğun yüksek yararı ve katılma / kendini ifade etme hakkı gündemde olduğu zamanlarda dikkate alınmalıdır. Komite bir hususu önceden belirlemiş bulunmaktadır: Çocuğun bilgisi, deneyimi ve anlayışı geliştikçe, ebeveynler, yasal vasi ya da çocuktan hukuken sorumlu başka kişiler çocukla, onu yönlendirme ve rehberlik, hatırlatma ve tavsiyelere, daha sonra da eşit zeminde görüş alışverişi süreçlerine geçmek
durumundadırlar.8
7 Genel yorum No. 12, paragraflar 70-74.
8 Ibid., paragraf 84.
Benzer biçimde, çocuk olgunlaştıkça, görüşleri de yüksek yararının değerlendirilmesinde daha fazla ağırlık kazanacaktır. Kendi görüşlerini yaşça daha büyük çocuklar kadar dile getiremeseler ve kendilerini onlar kadar temsil edemeseler bile bebekler ve yaşça küçük çocuklar kendi yararlarının değerlendirilmesi açısından diğer tüm çocuklarla aynı haklara sahiptir. Devletler, bu çocukların yüksek yararının değerlendirilmesi için, mümkün olduğunca temsil edilme de dahil olmak üzere gerekli düzenlemeleri yapmalıdırlar; aynı durum, görüş ifade edemeyecek konumda olan ya da ifade etmek istemeyen çocuklar için de geçerlilik taşır.
45. Komite, Sözleşme’nin 12. Maddesinin 2. paragrafının, kendisini etkileyen yargısal ya da idari işlemlerde çocuğun doğrudan doğruya ya da bir temsilcisi aracılığıyla katılma / kendini ifade etme hakkını öngördüğünü hatırlatır (ayrıca bakınız, aşağıda bölüm V. B. Çocuğun yüksek yararının yaşama geçirilmesinde usule dair güvenceler).
IV. Uygulama: çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve belirlenmesi
46. Daha önce de belirtildiği gibi “çocuğun yüksek yararı”, çocuğun ya da çocukların belirli bir durumdaki yararının tüm öğeleriyle birlikte değerlendirilmesine dayanan hak, bir ilke ve bir usul kuralıdır. Belirli bir tedbire ilişkin karara varılırken çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesinde ve belirlenmesinde aşağıdaki adımlar atılmalıdır:
a. İlk olarak, ortadaki dur umun kendi gerçekliğ i içinde, yüksek yarar değerlendirilmesinde ilgili öğelerin neler olduğunun belirlenmesi, bunlara somut içerik kazandırılması ve her birine diğerine göre belirli bir ağırlık tanınması;
a. İkincisi, bu amaca yönelik olarak, hukuksal güvenceler sağlayan ve hakkın gerektiği gibi yaşama geçirilmesine yönelik bir yol izlenmesi.
47. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve belirlenmesi, bir karara varmak için gerektiğinde atılması gereken iki adımdır. “Yüksek yarar değerlendirmesi”, belirli bir çocuk ya da çocuk grubu söz konusu olduğunda, belirli bir duruma ilişkin karara varmak açısından gereken tüm hususların değerlendirilmesi ve bunlar arasında belirli bir denge kurulması anlamına gelir. Bir karar verici ve çevresindeki kişilerce – mümkünse çeşitli disiplinlere mensup kişilerden oluşan bir ekip- yapılacak olan bu değerlendirme, çocuğun da katılımını gerektirir. “Yüksek yararın belirlenmesi” ise çocuğun yüksek yararının, yüksek yarar değerlendirilmesi temelinde belirlenmesini sağlamak üzere geliştirilmiş kesin koruma prosedürleri çerçevesinde yürüyen formel bir süreçtir.
A. Yüksek yararın değerlendirilmesi ve belirlenmesi
48. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi, her çocuğun, bir grup çocuğun ya da genel olarak çocukların özel durumlarının ışığında tek tek her durum için gerçekleştirilmesi gereken kendine özgü bir çalışmadır. Söz konusu koşullar, ilgili çocuk ya da çocukların kendi özellikleriyle ilgilidir. Bunların arasında diğerlerinin yanı sıra örneğin yaş, cinsiyet, olgunluk düzeyi, deneyim, bir azınlık grubuna mensup olma; fiziksel, duyusal ya da zihinsel engellilik gibi faktörler; ayrıca ▇▇▇ ▇▇▇▇▇▇▇ varlığı ya da yokluğu, çocuğun onlarla birlikte yaşayıp yaşamadığı, çocukla ailesi ya da kendisine bakan kişiler arasındaki ilişkinin niteliği, bulunulan ortamın ne kadar güvenli olduğu, aile, geniş aile ya da çocuğa bakan kişiler için kaliteli alternatif yollar olup olmadığı vb gibi toplumsal ve kültürel koşullar yer alır.
49. Çocuğun yüksek yararının ne olduğunun belirlenmesi, belirli bir çocuğu özel kılan etmenlerin değerlendirilmesiyle başlamalıdır. Başka bir deyişle burada kimi öğelerin kullanılıp diğerlerinin kullanılmayacağı, bunların birbirlerine göre ne kadar ağırlık taşıdığı gibi hususlar söz konusudur. Genel olarak çocuklar söz konusu olduğunda da yüksek yarar değerlendirilmesi aynı öğeler üzerinden yapılır.
50. Komite çocuğun yüksek yararını içeren öğelerden oluşmuş kapsayıcı ve hiyarşik olmayan bir liste oluşturulmasının çocuğun yüksek yararı ile ilgili karar vermek durumunda olan kişiler
açısından kolaylaştırıcı olacağı düşüncesindedir. Listede yer alacak öğelerin kapsayıcı olmaması, bir çocuğun ya da belirli çocuk grubunun özel koşullarının değerlendirilmesinde bunların ötesine geçip başka etmenlerin de gözetilebileceği anlamına gelir. Listede yer alan tüm öğeler dikkate alınmalı ve her özel durumda bunlar arasında belirli bir denge kurulmalıdır. Liste, somut bir rehber olmalı, ancak esneklik de taşımalıdır.
51. Öğelerden oluşan bu tür bir liste, çocukları etkileyen belirli alanlarda, örneğin aile, evlat edinme ve çocuk ceza adaleti yasaları gibi konularda düzenlemeye gitmesinde Devlete ya da karar vericiye yol gösterecektir ve gerektiğinde bu listeye hukuk geleneğine göre yeni ekler de yapılabilecektir. Komite bu konuda bir noktaya işaret etmek ister: Listeye yeni öğeler eklenirken, çocuğun yüksek yararındaki nihai amaç, Sözleşme’de tanınan hakların eksiksiz ve etkili biçimde yaşama geçmesinin ve çocuğun bütünlüklü gelişiminin sağlanması olmalıdır. Dolayısıyla, Sözleşme’de yer alan haklara aykırı düşen ya da bu haklar üzerinde olumsuz etkileri olabilecek öğeler bir çocuk ya da çocuklar açısından neyin en iyisi olacağına ilişkin değerlendirmelerde dikkate alınamaz.
1. Çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken dikkate alınacak öğeler
52. Komite, daha önceki düşünceler temelinde, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve belirlenmesi sırasında dikkate alınması gereken hususların, gündemdeki konuya göre, şunlar olması gerektiği görüşündedir:
a. Çocuğun görüşleri
53. Sözleşme’nin 12. Maddesi, kendilerini etkileyecek her kararda çocukların görüşlerini dile getirme hakkını öngörmektedir. Çocuğun görüşlerini dikkate almayan ya da çocukların görüşlerine yaş ve olgunluk düzeylerine göre gerekli ağırlığı tanımayan herhangi bir karar, kendi yüksek yararlarının belirlenmesinde çocuğun ya da çocukların düşüncelerine gerekli ağırlığın (yerin) verilmesi olasılığını reddetmiş olur.
54. Çocuğun yaşça çok küçük olması ya da özel bir durumunun olması (örneğin engelli olma, bir azınlık gruba mensup olma, göçmen olma vb gibi) onu kendi görüşlerini dile getirme hakkından yoksun bırakamayacağı gibi yüksek yararının belirlenmesinde bu görüşlere tanınacak ağırlığı da azaltmaz. Bu tür durumlarda çocukların eşit haklardan yararlanmalarını sağlayacak tedbirler, kişisel bazda değerlendirmelere tabi olmalıdır. Buna göre, karar alma süreçlerinde çocukların kendilerine rol verilmeli, çocuklara bu açıdan gerekli yardımlar9 ve destek sağlanmalı ve gerektiğinde çocuklar kendi yüksek yararlarının değerlendirilmesine tam olarak katılmalıdır.
b. Çocuğun kimliği
55. Çocuklar homojen bir grup oluşturmadıklarından yüksek yararları değerlendirilirken bu çeşitlilik dikkate alınmalıdır. Çocuğun kimliği, örneğin cinsiyet, cinsel yönelim, ulusal köken, din ve inançlar, kültürel kimlik ve kişilik gibi özellikleri içerir. Çocuklar ve gençler ortak ihtiyaçlara sahip olmakla birlikte, bu ihtiyaçların dile getirilmesinde bir dizi kişisel, fiziksel, sosyal ve kültürel faktör rol oynar ve çocukların gelişim halindeki kapasiteleri de bu faktörler arasındadır. Çocuğun kendi kimliğini koruma hakkı Sözleşme’de güvence altına alınmıştır (madde 8); bu hakka saygı gösterilmeli, aynı hak çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken de dikkate alınmalıdır.
56. Çocuğun bakıcı aileye verilmesi ya da bir kuruma yerleştirilmesi söz konusu olduğunda, örneğin dinsel ve kültürel kimlik açısından, çocuğun yetiştiriliş tarzında süreklilik sağlanmasına, çocuğun etnik, dini, kültürel ve dilsel geçmişi (madde 20, paragraf 3) gibi konulara gerekli özen gösterilmeli, karar verici çocuğun yüksek yararını değerlendirirken ve belirlerken bu özel bağlamı
9 Bakınız, engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi madde 2: “Makul uyumlaştırma”, engellilerin tüm insan haklarını ve temel özgürlüklerini diğerleriyle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere somut durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve uyarlamaları ifade eder.”
da dikkate almalıdır. Bu aynı zamanda, evlat edinme, aileden ayrılma, ana babanın boşanması gibi durumlar için de geçerlidir. Çocuğun yüksek yararının gerektiği gibi dikkate alınması, çocukların kendi ülkelerinin ve mensup oldukları ailenin kültürüne (ve mümkünse diline) erişebilmeleri; ilgili ülkenin hukuki ve mesleki yönetmelikleri çerçevesinde biyolojik aileleri hakkında bilgi sahibi olmaları anlamına gelir (bakınız, madde 9, paragraf 4).
57. Dini ve kültürel değerlerin ve geleneklerin çocuğun kimliğinin bir parçası olarak korunması dikkate alınacak bir husus olmakla birlikte Sözleşme’de öngörülen haklarla bağdaşmayan uygulamalar çocuğun yüksek yararına sayılamaz. Kültürel kimlik, çocuğun ya da çocukların Sözleşme ile güvence altına alınmış olan haklara aykırı geleneklerin ve kültürel değerlerin karar vericiler ve yetkili makamlarca sürdürülmesinin mazereti ya da gerekçesi olarak kabul edilemez.
c. Aile ortamının korunması ve ilişkilerin sürdürülmesi
58. Komite, çocuğun kendi ebeveynlerinden ayrılması olasılığının bulunduğu durumlarda çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesinin ve belirlenmesinin vazgeçilmezlik taşıdığını hatırlatır (maddeler 9, 18 ve 20). Ayrıca belirtmek gerekir ki yukarıda değinilen öğeler yalnızca çocuğun yüksek yararının belirlenmesinde gözetilecek öğeler olmayıp aynı zamanda somut haklardır.
59. Aile toplumun temel birimidir ve başta çocuklar olmak üzere üyelerinin gelişmesi ve iyiliği açısından doğal ortamı oluşturur (Sözleşme’nin Giriş bölümü). Çocuğun aile yaşamı hakkı Sözleşme’de koruma altına alınmıştır (madde 16). “Aile” terimi, biyolojik, evlat edinen ya da bakıcı ana babaları, yerine göre yerel adetler çerçevesinde geniş aile üyelerini ya da topluluğu da içine alacak biçimde, geniş anlamda yorumlanmalıdır (madde 5).
60. Çocuğun aileden ayrılmasının önlenmesi ve aile birliğinin korunması çocuk koruma sisteminin önemli bileşenleridir. Bunlar, 9. Maddenin 1’inci paragrafında öngörülen hakkı temel alır: “[…] böyle bir ayrılık çocuğun yüksek yararına olmadıkça, çocuk kendi isteği dışında ana babasından ayrılmayacaktır.” Dahası, ana babasından biri ya da her ikisinden ayrılmış bir çocuğun “yüksek yararına aykırı düşmedikçe her iki ebeveyniyle düzenli biçimde kişisel ilişki ve doğrudan bağlantısını sürdürme” hakkı vardır (madde 9, paragraf 3). Bu hak aynı zamanda velayet hakkını elinde bulunduranlar, hukuken ya da gelenekler uyarınca çocuğa birinci derecede bakım sağlayanlar, bakıcı aileler ve çocuğun güçlü kişisel ilişkileri bulunan başkaları söz konusu olduğunda da geçerlidir.
61. Ana babadan ayrılmanın çocuk üzerinde ne denli ağır etkileri olacağı göz önünde bulundurularak, bu yola ancak en son çare olarak, örneğin çocuğun aksi halde zarar görme tehlikesinin çok muhtemelgörüldüğü hallerde ya da başka zorunluluklarda başvurulmalıdır ve daha az müdahaleci tedbirler alınabilecekse bu yola hiç başvurulmamalıdır. Çocuğun ayrılması yoluna gitmeden önce Devlet, ana babanın sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için kendilerine destek sağlamalı, çocuğun korunması açısından ayrılma zorunlu değilse ailenin çocuğa bakabilme kapasitesini güçlendirmelidir. Ekonomik nedenler, çocuğu ebeveynlerin ayırmak için bir gerekçe olamaz.
62. Çocukların Alternatif Bakımına Yönelik Rehber İlkeler10 çocukların gerekli olmadıkça alternatif bakıma verilmemelerini sağlamayı amaçlamaktadır. Alternatif bakım sağlandığında ise bu hizmet çocuğun haklarını ve yüksek yararını gözeten uygun koşullarda verilmelidir. Özellikle dikkat edilmesi gereken nokta ise şudur: “mali ve maddi anlamda yoksulluk ya da doğrudan ve özel olarak böyle bir yoksulluğa bağlanabilecek koşullar, hiçbir zaman, çocuğun ana babasından ayrılmasının tek gerekçesi olmamalı [...], bunun yerine aileye uygun desteğin sağlanması gerektiğinin göstergesi olarak değerlendirilmelidir.” (paragraf 15).
63. Buna benzer biçimde, çocuk, kendisinin ya da ana babasının engellilik durumu nedeniyle ailesinden ayrılamaz.11 Çocuğun ailesinden ayrılması, ancak, aile birliğinin korunması için aileye
10 Genel Kurul kararı 64/142, ek.
11 Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi, madde 23, paragraf 4.
yapılan gerekli yardımın çocuğun ihmali ya da terk edilmesi riskini ortadan kaldırma ya da çocuğun güvenliğini tam olarak sağlama açısından yeterince etkili olamadığı durumlarda düşünülebilir.
64. Ayrılma söz konusu olduğunda, Devlet, çocuğun ve ailesinin durumunun, Sözleşme’nin 9. Maddesine uygun olarak, yargının gerekli düzeyde dahiliyetiyle. iyi eğitimli profesyonellerden oluşan ve konuyla ilgili çeşitli dallarda uzman bir ekip tarafından değerlendirildiği ve çocuğun yüksek yararı açısından başka bir seçenek olmadığı için bu yola gidildiği konusunda güvence vermelidir.
65. Ebeveynler in ayrılmaları durumunda karar vericiler, bu durumda çocuğun yüksek yararına aykırı olmadığı sürece çocuğun ebeveynleri ve aile üyeleriyle (kardeşler, akrabalar ve çocuğun güçlü kişisel ilişkileri olan diğer kişiler) bağlantı ve ilişkilerini sürdürmesini sağlayacaklardır. Bir çocuk kendi ailesinin dışında başka bir yere yerleştirildiğinde, aile bireylerinin ziyaretlerinin sıklığı ve süresi ve diğer temaslara ilişkin kararlarda ilişkilerin niteliği ve bu ilişkileri sürdürmenin gerekliliği dikkate alınmalıdır.
66. Çocuğun e b e v e y n l e r i y l e olan ilişkileri göç nedeniyle (ebeveynlerin çocukları olmadan göç etmesi ya da çocuğun ebeveynleri olmadan göç etmesi) kesintiye uğradığında, ailenin yeniden birleşmesiyle ilgili kararlarda çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesinde aile birliğinin korunması hususu gözetilmelidir.
67. Komite, ebeveynlerin sorumluluklarının paylaşılmasının genel olarak çocuğun yüksek yararına olacağı görüşündedir. Bununla birlikte, ebeveyn sorumluluklarına ilişkin kararlarda gözetilecek tek kriter, neyin çocuğun yüksek yararına olduğudur. Yasanın ebeveyn sorumluluklarını otomatikman ebeveynlerden birine ya da ikisine birden vermesi bu yarara ters düşer. Çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken yargıç, durumla ilgili diğer hususlarla birlikte, çocuğun her iki ebeveyniyle de ilişkilerini sürdürme hakkını dikkate almalıdır.
68. Komite, Uluslararası Özel Hukuk Lahey Konferansı sözleşmelerinin12 onaylanmasını ve uygulanmasını özendirmektedir. Bu sözleşmeler, çocuğun yüksek yararı ilkesinin uygulanmasını kolaylaştırmakta ve ebeveynlerin farklı ülkelerde yaşadığı durumlarda ilkenin hayata geçirilmesi için güvenceler sağlamaktadır.
69. Ebeveynler ya da çocuklara birinci derecede bakan kişiler suç işlediklerinde, onlara verilecek farklı hükümlerin bu durumdaki çocuk ya da çocuklar üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurarak tutuklamaya/hapse alternatifler sunulmalı ve bunlar her vaka için ayrı ayrı ele alınmalıdır.13
70. Aile ortamının korunması, çocuğun bağlarının geniş anlamda korunmasını kapsar. Bu bağlar, örneğin büyükanneler ve büyükbabalar, amcalar/dayılar/teyzeler/halalar gibi geniş aileye, arkadaşlara, okula ve daha geniş çevreye de uzanır ve ana babanın ayrılmış ya da farklı ülkelerde olduğu durumlarda özel önem kazanır.
d. Çocuğun bakımı, korunması ve güvenliği
71. Bir çocuğun ya da genel olarak çocukların yüksek yararı değerlendirilip belirlenirken, çocuğun iyi durumda olması için Devletin bunun için gerekli koruma ve bakımı sağlama (madde 3, paragraf 2) yükümlülüğü dikkate alınmalıdır.Bu açıdan “koruma ve bakım” terimleri de geniş anlamda alınmalıdır. Çünkü amaçlanan nokta sınırlı ve yalnızca olumsuzlukları niteleyen biçimde (örneğin “çocuğun zarardan korunması” gibi) değil, çocuğun “iyi olma halinin” ve gelişiminin
12 Söz konusu sözleşmeler şunlardır: Uluslararası Çocuk Kaçırma Olaylarının Sivil Yönleriyle ilgili Sözleşme No. 28,
1980; Çocukların Korunması ve Ülkeler arası Evlat Edinme İşlemlerinde İşbirliği ile ilgili Sözleşme No. 33, 1993; Bakım Yükümlülükleri ile ilgili Kararların Tanınması ve Uygulanması ile ilgili Sözleşme No. 23, 1973; Bakım Yükümlülükleri için Geçerli Yasalarla ilgili Sözleşme No. 24, 1973.
13 Tutuklu/hükümlü ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili genel görüşme gününde ortaya çıkan tavsiyeler (2011).
sağlanması gibi kapsamlı bir ideal olarak ifade edilmektedir. Geniş anlamda alındığında çocukların iyi olma hali, temel maddi, fiziksel, eğitimsel ve duygusal ihtiyaçların yanı sıra sevgi ve güvenlik ihtiyacını da kapsar.
72. Duygusal bakım, çocukların temel ihtiyaçlarından biridir. Ebeveynler ya da çocuklara bakan diğer kişiler çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, çocuğun güvenli bir bağ kurabilmesini sağlamak üzere tedbirler alınmalıdır. Çocuklar, çok küçük yaşlarda kendilerine bakan kişiye bağlanırlar ve eğer böylesi bir bağlılık yeterli ise bu çocuğa istikrarlı bir ortam sağlanması açısından devam etmelidir.
73. Çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken çocuğun güvenli bir ortamda olup olmadığı hususuna önem verilmelidir. Bundan kastedilen, çocuğun her tür fiziksel ya da zihinsel şiddetten, yaralanmadan ve istismardan (madde 19), cinsel tacizden, akran baskısından, zorbalıktan, aşağılayıcı muameleden14, ayrıca cinsel, ekonomik ve diğer sömürü biçimlerinden, uyuşturuculardan, çalışma yaşamından, silahlı çatışmalardan vb korunma hakkıdır. (Maddeler 32-39).
74. Yüksek yarar yaklaşımını göz önünde tutarak karar alma çocuğun o anki güvenliğini ve sağlam konumda olduğunu değerlendirmek anlamına gelir. Bununla birlikte, önceden tedbir alma ilkesi, gelecekteki riskinözararın ve alınan kararın çocuğun güvenliği açısından yaratacağıdiğer sonuçların da dikkate alınmasını gerektirir.
e. H a s s a s i y e t d u r u m u
75. Dikkate alınması gereken önemli bir husus da çocuğun özel olarak belirli güçlükler içinde olmasıdır: örneğin engellilik, bir azınlığa mensup olma, sığınmacı ya da mülteci konumu, istismara uğramış olma ve sokaklarda yaşama gibi. Bu tür durumlarda bulunan çocukların yüksek yararının belirlenmesindeki amaç yalnızca Sözleşme’de yer alan tüm haklardan eksiksiz biçimde yararlanma bağlamında ele alınmamalı, aynı zamanda bu özel durumlarla ilgili diğer insan hakları normları da gözetilmelidir. Bunların arasında diğerlerinin yanı sıra Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi ile Mültecilerin Statüsüne ilişkin Sözleşme de yer almaktadır.
76. Belirli bir güçlük içindeki çocuğun yüksek yararı, aynı güçlük durumu içindeki tüm çocukların yüksek yararı ile aynı değildir. Her çocuk kendine özgü olduğundan ve her durumun çocuğun bu özgünlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinden yetkililer ve karar vericiler çocuklardaki güç durumun farklı biçimlerini ve derecelerini dikkate almalıdırlar. Doğumdan başlayarak her çocuğun geçmişinin bireyselleştirilmiş bir değerlendirmesi yapılmalı, buna çeşitli disiplinlerden uzmanlardan oluşan bir ekibin düzenli aralıklarla yapacağı değerlendirmeler ve çocuğun gelişim süreciyle ilgili tavsiyeler eşlik etmelidir.
f. Çocuğun sağlık hakkı
77. Çocuğun sağlık hakkı (madde 24) ve sağlık durumu çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesinde merkezi bir öneme sahiptir. Bununla birlikte, çocuktaki belirli bir sağlık sorunu/durumunun düzeltilmesi için birden fazla tedavi yolu varsa ya da uygulanacak tedavinin nasıl sonuç vereceği bilinmiyorsa, yapılması düşünülen tedavinin faydaları, riskleri ve yan etkileri göz önünde tutulmalı, yaşına ve olgunluk düzeyine göre çocuğun görüşlerine de gerekli ağırlık ve yer verilmelidir. Burada, durumu ve konununkendiyararlarınailişkintümyönlerinianlamalarıiçin çocuklara yeterli ve uygun bilgiler verilmeli, mümkünse k e nd i le r i bilg i le nd i r i ld ikt e n so nar ko nu ya o na y ver me le r ine iz in ver i lme l id i r . 15
14 Çocuğun şiddetin her biçiminden uzak tutulmasıyla ilgili genel yorum No. 13 (2011).
15 Çocuğun mümkün olan en ileri sağlık düzeyine ulaşma hakkı ile ilgili genel yorum No. 15 (2013) (madde 24), paragraf 31
78. Örneğin, ergen sağlığı konusunda Komite16 şu açıklamada bulunmuştur: Taraf devletlerin okula gitsin gitmesin tüm ergenlerin sağlıklarına ilişkin doğru davranış seçimlerini yapabilmeleri amacıyla sağlıkları ve gelişimleri için elzem olan yeterli bilgiye erişimlerini sağlama yükümlülükleri vardır. Bu bilgiler arasında sigara, alkol ve diğer bağımlılık yapan maddelerin zararları, beslenme, cinsel sağlık ve üreme sağlığına ilişkin bilgiler, erken gebeliğin tehlikeleri, HIV/AİDS’ten ve cinsel yolla geçen hastalıklardan korunma da yer almalıdır. Psikososyal sorunları olan ergenlerin, mümkün olduğu ölçüde, yaşadıkları topluluklarda tedavi ve bakım görme hakları vardır. Hastane bakımının ya da bir kuruma yerleştirmenin gerekli olduğu durumlarda, çocuğun yüksek yararı bu yönde karar alınmadan önce, çocuğun görüşlerine de saygı gösterilerek değerlendirilmelidir; aynı durum daha küçük yaşlardaki çocuklar için de geçerlidir. Önemli başka tür kararlarda da (örneğin insani gerekçelerle ikamet izni tanınması gibi) çocuğun sağlık durumu ve tedavi imkanları yüksek yarar değerlendirmesinde ve belirlenmesinde dikkate alınabilir.
g. Çocuğun eğitim hakkı
79. Erken dönem çocuk eğitimi, örgün ya da yaygın eğitim ve bunlarla ilgili etkinlikler dahil olmak üzere kaliteli eğitime ücretsiz erişim çocuğun yüksek yararınadır. Belirli bir çocuğa ya da bir grup çocuğa yönelik tedbirlerle ilgili tüm kararlarda, eğitim açısından çocuğun yüksek yararına saygılı olunmalıdır. Eğitimi yaygınlaştırmak, daha fazla çocuğa daha kaliteli eğitim verilmesini sağlamak açısından taraf Devletlerin iyi eğitilmiş öğretmenlere ve eğitimle ilgili çeşitli ortamlarda görev yapan diğer profesyonellere ihtiyacı vardır. Bunların yanı sıra, eğitimin yalnızca geleceğe yapılan bir yatırım olmakla kalmayıp aynı zamanda eğlenceli etkinlikler, saygı, katılım ve başarılmak istenen şeylerin gerçekleşmesi açısından fırsatlar sunduğu da dikkate alınarak, çocuk dostu ortamların yaratılması, uygun öğretme ve öğrenme yöntemlerine başvurulması da önem taşımaktadır. Bu gerekliliğin karşılanması ve herhangi bir güç durumla başa çıkabilmeleri için çocukların sorumluluk duygularının da güçlendirilmesi onların yüksek yararınadır.
2. Yüksek yarar değerlendirmesinde öğelerin dengelenmesi
80. Vurgulanması gereken bir nokta da şudur: Temel yüksek yarar değerlendirmesi, çocuğun yüksek yararıyla ilişkili tüm unsurların genel bir değerlendirmesidir ve burada her öğenin ağırlığı diğer öğelere bağlıdır. Bu öğelerin hepsi her özel durumda aynı önemi taşımayabilir; farklı vakalarda, farklı unsurlar farklı şekillerde kullanılabilir. U n s u r l a r d a n her birinin içeriği, alınacak kararın niteliğine, somut koşullara ve genel değerlendirmede her öğenin taşıdığı öneme bağlı olmak üzere çocuktan çocuğa ve vakadan vakaya farklılık gösterir.
81. Yüksek yarar değerlendirmesindeki u n s u r l a r , belirli bir vaka ve bu vakanın koşulları incelenirken birbiriyle çelişebilir. Örneğin, aile ortamının korunması, çocuğun ebeveynlerinden gelecek şiddet ya da istismar riskine karşı korunması gerekliliğiyle çelişebilir. Böyle durumlarda, çocuğun ya da çocukların yüksek yararına bir çözüm bulunması için unsurların birbiriyle karşılaştırılması ve hangilerinin ağırlığının fazla olduğunun tespit edilmesi gerekir.
82. Çeşitli unsurlara ağırlık tanınırken, çocuğun yüksek yararı değerlendirmesinin ve tespitinin, Sözleşme ve onun İhtiyari Protokollerinde tanınan hakların eksiksiz ve etkili biçimde hayata geçirilmesi ve çocuğun bütünlüklü gelişiminin sağlanması anlamına geldiği unutulmamalıdır.
83. Bir çocuğu etkileyen “koruma” faktörlerinin (örneğin hakların sınırlandırılmasını ya da kısıtlanmasını gerektiren faktörler) “güçlendirme” (herhangi bir kısıtlama olmadan hakların eksiksiz kullanılması) tedbirleri ile göreceli olarak ele alınmasını gerektiren durumlar olabilir. Böyle durumlarda çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi öğeler arasında denge kurulmasına yol göstermelidir. Çocuğun olgunluk düzeyinin değerlendirilmesinde ise çocuğun fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal
16 Çocuk Haklarına dair Sözleşme bağlamında ergen sağlığı ve gelişimi ile ilgili genel yorum No. 4 (2003).
gelişimi dikkate alınmalıdır.
84. Yüksek yarar değerlendirmesinde çocuğun yeteneklerinin zamanla gelişeceği dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla karar vericiler, mutlak ve geriye dönüşü mümkün olmayan kararlar vermek yerine daha sonra gözden geçirilebilecek ve duruma göre uyarlanabilecek tedbirleri düşünmelidirler. Bunun içinse, çocuğun kararın alınacağı belirli bir andaki fiziksel, duygusal, eğitimsel ve diğer ihtiyaçları değerlendirilmekle kalınmamalı, ayrıca çocuğun gelişimiyle ilgili olası senaryoları da dikkate almalı, bunları kısa ve uzun dönem için analiz etmelidirler. Alınacak kararlar bu bağlamda çocuğun bugünkü ve gelecekteki durumunun sürekliliğini ve istikrarını da göz önünde bulundurmalıdır.
B. Çocuğun yüksek yararının hayata geçirilmesine yönelik usul güvenceleri
85. Çocuğun yüksek yararının birinci planda göz önüne alınması hakkının doğru biçimde hayata geçirilmesi için, bazı çocuk dostu usul güvencelerigeliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Bu anlamda çocuğun yüksek yararı kavramı aynı zamanda bir usul kuralıdır. (bakınız, yukarıdaki paragraf 6 (b))
86. Kamu kurum ve kuruluşlarının çocukları ilgilendiren kararları çocuğun yüksek yararını değerlendirme ve tespit etme yükümlülüğüne uygun olarak almaları gerekirken, hergün çocuklarla ilgili sürekli karar veren kişilerin (örneğin, ebeveynler, veliler, öğretmenler vb) bu iki adımlı usulü katı biçimde izlemeleri gerekmez. Ancak, gündelik yaşamda alınan kararların da çocuğun yüksek yararını gözetmesi ve bunu yansıtması gerekir.
87. Devletler, çocuğu ilgilendiren kararlarda çocuğun yüksek yararını değerlendirmeye ve tespit etmeye yönelik tüm resmi usulleri bunlara ilişkin tüm usul güvencelerini ve bunların sonuçlarını değerlendirmeye yönelik mekanizmaları oluşturmalıdır. Devletler, özellikle çocuğu ya da çocukları doğrudan ilgilendiren alanlarda, kanun ko yucular , yargıçlar ya da idari makamlar tarafından alınacak tüm kararlara yönelik şeffaf ve nesnel süreçler geliştirmelidir.
88. Komite, Devletleri ve çocuğun yüksek yararını değerlendirip belirleyebilecek konumdaki herkesi, aşağıdaki garanti ve güvencelere özel dikkat göstermeye davet etmektedir:
a. Çocuğun kendi görüşlerini ifade etme hakkı
89. Sürecin önemli bir öğesi de anlamlı bir çocuk katılımını sağlamak ve yüksek yararı belirlemek üzere çocuklarla iletişim kurulmasıdır. Bu iletişimde çocuklar sürecin kendisi ve olası sürdürülebilir çözümler ve hizmetler hakkında bilgilendirilmeli, ayrıca çocuklardan bilgi toplanmalı ve çocukların görüşleri alınmalıdır.
90. Çocuğun görüşlerini ifade etmek istediği ve bu hakkı bir temsilci aracılığıyla kullandığı durumlarda temsilcinin yükümlülüğü çocuğun görüşlerini doğru biçimde yansıtmaktır. Çocuğun görüşlerinin temsilcisinin görüşleriyle ters düştüğü durumlarda, gerekiyorsa, çocuğun ayrı bir temsilci için başka bir mercie başvurmasını sağlayacak bir usul geliştirilmelidir.
91. Bir grup olarak çocukların yüksek yararının değerlendirilmesine ve belirlenmesine ilişkin usul, belirli ölçülerde, tek bir çocuğa ilişkin usulden farklıdır. Çok sayıda çocuğun yararı söz konusu ise, kamu kurumları bu çocukları temsil yeterliliğine haiz bir grubun görüşlerini dinlemenin, her kategoriden çocuğun kapsanması amacıyla bu grubu doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren yasal düzenlemeler ya da planlar yapılırken bu grubun görüşlerini almanın yollarını bulmalıdırlar. Bunun nasıl yapılacağına ilişkin çok sayıda örnek vardır: Çocuklarla birlikte düzenlenen oturumlar; çocuk meclisleri, çocukların yönettiği kuruluşlar, çocuk birlikleri ve temsil yeterliliğine haiz diğer oluşumlar, okullarda yapılacak tartışmalar, sosyal paylaşım ağları vb gibi.
b. Verilerin toplanması
92. Yüksek yarar değerlendirmesinde gerekli tüm öğelerin dikkate alınabilmesi için belirli bir vakaya özgü bilgiler ve veriler iyi eğitimli meslek uzmanları tarafındantoplanmalıdır. Burada, diğerlerinin yanı sıra çocuğa yakın kişilerle, gündelik yaşamda çocukla temas halinde olan
yüksek yararının değerlendirilmesinde kullanılmadan önce doğrulanmalı ve analiz edilmelidir.
c. Zaman algısı
93. Zamanın akışı, çocuklar ve yetişkinler tarafından aynı algılanmaz. Uzun süren karar alma süreçlerindeki gecikmelerin, gelişim sürecini yaşayan çocuklar üzerinde özellikle olumsuz etkileri olabilir. Dolayısıyla, çocukları etkileyen hususlardaki usullerin ya da süreçlerin öncelikle ele alınması ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması yerinde olacaktır. Karardaki zamanlama, mümkün olduğu ölçülerde, çocuğun bunun kendisine nasıl bir yararı olacağı konusundaki algısına denk düşmeli, ayrıca alınan kararlar çocuk geliştikçe ve görüşlerini ifade etme kapasitesi arttıkça makul aralıklarla gözden geçirilmelidir. Bakım, tedavi, yerleştirme ve çocuğu ilgilendiren diğer tüm tedbirlere ilişkin kararlar, çocuğun zaman algısı, gelişim halindeki yetenekleri ve gelişimi açısından düzenli aralıklarla gözden geçirilmelidir (madde 25).
d. Vasıflı profesyoneller
94. Çocuklar farklılıklar ve çeşitlilikler içeren bir grup oluşturur. Her çocuğun kendi özellikleri ve ihtiyaçları vardır ve bunlar ancak çocuk ve ergen gelişimi alanında uzmank i ş i l e r c e gerektiği gibi değerlendirilebilir. Bu nedenle, resmi değerlendirme süreci, diğer alanların yanı sıra çocuk psikolojisi, çocuk gelişimi, ilgili diğer insani ve toplumsal gelişim alanlarında eğitim görmüş, çocuklarla çalışma deneyimine sahip ve elde edilen bilgileri nesnel bir şekilde değerlendirebilecek meslek sahipleri tarafındandostane ve güvenli ortamlarda gerçekleştirilmelidir. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi, mümkün olduğunca, çeşitli disiplinlerden gelen meslek sahiplerinden oluşan ekiplerce yapılmalıdır.
95. Alternatif çözümlerin sonuçlarıyla ilgili değerlendirme, kendi kişisel özellikleri ve geçmişteki deneyimleri dikkate alınarak, mümkün olan her çözümün çocukla ilgili olası sonuçlarına ilişkin genel bilgiler (hukuk, sosyoloji, eğitim, sosyal hizmet, psikoloji, sağlık gibi alanlarındaki bilgiler) göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
e. Y a s a l temsil
96. Yüksek yararının mahkemeler ve eşdeğer organlar tarafından resmi olarak değerlendirilip belirleneceği durumlarda çocuğun hukuken uygun bir şekilde temsil edilmeye ihtiyacı olacaktır. Özellikle çocuğun, yüksek yararının belirlenmesi için idari süreçlere ya da yargı süreçlerine yönlendirildiği durumlarda, alınacak kararın tarafları arasında uyuşmazlık olasılığı varsa çocuğun yanına velisinin ya da temsilcisinin yanı sıra bir yasal temsilci de verilmelidir.
f. Hukuksal gerekçelendirme
97. Çocuğun yüksek yararının değerlendirilip birinci planda dikkate alınması hakkına saygılı olunduğunu ortaya koymak açısından, çocuğu ya da çocukları ilgilendiren her kararın dayanaklarının olması, gerekçelendirilmesi ve açıklanması gerekir. Bunlardan ilkinde, çocukla ilgili somut koşullar açık biçimde belirtilmeli, yüksek yarar değerlendirmesinde hangi unsurların daha önemli bulunduğu açıklanmalı, söz konusu vakadaki öğelerin içeriği anlatılmalı ve çocuğun yüksek yararı değerlendirilirken bunlara hangi ağırlıkların tanındığı ortaya konulmalıdır. Eğer alınan karar çocuğun görüşlerine göre farklıysa bunun nedeni de açıkça belirtilmelidir. İstisnai durumlar için geçerli olmakla birlikte, eğer tercih edilen çözüm çocuğun yüksek yararına değilse, ortadaki sonuca rağmen çocuğun yüksek yararının birinci planda gözetildiğini göstermek üzere alınan kararın nedenleri açıklanmalıdır. Diğer mülahazaların çocuğun yüksek yararına ağır bastığını genel ifadelerle belirtmek yeterli değildir.
Gündemdeki konuyla ilgili tüm mülahazalar açık olarak belirtilmeli, bunlardan hangilerine neden daha fazla ağırlık tanındığı açıklanmalıdır. İzlenen mantık silsilesi, inandırıcı biçimde, çocuğun yüksek yararının neden diğer mülahazaları geri plana itecek kadar güçlü olmadığını ortaya koymalıdır. Çocuğun yüksek yararının en başta ele alınmasını gerektiren durumlar da göz önüne alınmalıdır (bakınız, yukarıdaki 38. paragraf ).
g. Kararların gözden geçirilmesine ya da değiştirilmesine yönelik mekanizmalar
98. ▇▇▇▇▇▇▇▇▇, herhang i bir kararın çocuk ya da çocukların yüksek yarar değerlendirmesinde ve t e s p i t i n d e uygun usuller izlenmeden alınmış olabileceği kuşkusunun doğduğu durumlar için, kendi hukuk sistemlerinde bu kararların incelenip gerekiyorsa değiştirilmesini sağlayacak mekanizmalar oluşturmalıdır. Kararların ulusal düzeyde yeniden gözden geçirilmesi talebi ve temyiz yolu her zaman açık olmalıdır. Bu mekanizmalar çocuğa anlatılmalı; usul güvencelerinin sağlanmamış olması, verilerin yanlışlığı, yüksek yarar değerlendirmesinin yetersizliği, diğer mülahazalara gereğinden fazla ağırlık tanınması gibi durumlarda çocuğun doğrudan kendisi ya da yasal temsilcisi bu mekanizmalara erişebilmelidir. Gözden geçirmeyle görevli organ konunun bu yönlerini de ele almalıdır.h. Çocuk Hakları Etki Değerlendirmesi (ÇHED)
99. Yukarıda değinildiği gibi, tüm uygulama tedbirlerinin benimsenmesi de çocuğun yüksek yararını birinci planda ele alan bir usul izlemelidir. Çocuk hakları etki değerlendirmesi (ÇHED) çocukları etkileyecek herhangi bir politika, yasal düzenleme, yönetmelik ve bütçe önerisinin ya da idari kararın çocukların haklarından yararlanmaları üzerindeki etkisini önceden kestirebilir. ÇHED alınan tedbirlerin çocuk hakları üzerindeki etkilerini konu alan süreklilik temelindeki izleme ve değerlendirmeleri tamamlamalıdır.17 Çocuk hakları alanında iyi bir yönetişim için ÇHED, politikaların ve diğer tedbirlerin belirlenmesi sırasında ilgili resmi süreçlere her kademede ve mümkün olduğunca erken d a h i l e d i lme l id i r . ÇHED yapılırken farklı yöntemler ve uygulamalar geliştirilebilir. Ancak, asgari gereklilikler açısından bakıldığında ÇHED, Sözleşme ve İhtiyari Protokollerini bir çerçeve olarak kullanmalı, özellikle de değerlendirmelerde genel ilkelerin temel alınmasını ve gündemdeki tedbir(ler)in çocuklar üzerinde farklılaşan etkilerinin göz önünde bulundurulmasını sağlamalıdır. Etki değerlendirmesinin kendisi, çocuklardan, sivil toplumdan, uzmanlardan, ilgili Hükümet birimlerinden, akademik araştırmalardan, ülkede ya da başka yerlerde belgelendirilmiş deneyimlerden gelen girdileri temel alabilir. Yapılan analiz, değişiklikler, alternatifler ve iyileştirmeler için tavsiyelerle sonuçlanmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır.18
VI. Yaygınlaştırma
99. Komite taraf Devletlere bu genel yorumu ulusal ve yerel ölçeklerde parlamento, yönetimler ve yargı alanlarında etkin biçimde yaymalarını tavsiye eder. Genel yorum çocukların –gözetim altında olanlar dahil- çocuklarla birlikte ya da onlar için çalışan tüm me s l e k s a h ip l e r i n i n (hakimler, avukatlar, öğretmenler, veliler, sosyal çalışmacılar, kamuya ait ya da özel yardım kurumlarının personeli, sağlıkçılar vb dahil) ve genelolarak sivil toplumun da bilgisine sunulmalıdır. Buna yönelik olarak, genel yorum ilgili dillere çevrilmeli; çocuk dostu/ ve çocuğa uygun versiyonları hazır bulundurulmalı; en iyi uygulamanın ne olabileceğine ilişkin iyi örnekleri paylaşmak üzere konferanslar, seminerler, çalıştaylar ve diğer etkinlikler düzenlenmelidir. Yorum ayrıca ilgili tüm profesyonellerin ve teknik personelin örgün hizmet öncesi ve hizmet içi eğitiminin bir parçası olmalıdır.
100. Devletler, Komite’ye sunacakları periodik, kişi olarak çocuğu ilgilendiren yargı kararlarında ve idari kararlarında ve diğer eylemlerinde, ayrıca genelolarak ya da belirli bir grup olarak çocuklarla ilgili uygulama tedbirlerinin alınmasında çocuğun yüksek yararını gözetme ve buna saygı göstermede karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklere karşı başvurdukları tedbirler hakkında bilgi
vermelidirler.
17 Ticari sektörün çocuk hakları üzerindeki etkileri konusunda Devletin yükümlülükleri ile ilgili genel yorum No. 16 (2013), paragraflar 78-81.
18 Ticaret ve yatırım anlaşmalarının insan hakları üzerindeki etkileri konulu yönlendirici ilkeler kapsamında Özel
20
