İç Kontrol tanımı
Examples of İç Kontrol in a sentence
T-Bank Denetim Komitesi, Yönetim Kurulu adına Banka’nın iç sistemlerinin (İç Denetim, İç Kontrol, Uyum ve Risk Yönetim Sistemleri) etkinliğini ve yeterliliğini sağlamaktan sorumludur.
Başkan bu yetkisini sınırlarını açıkça belirtmek şartıyla yazılı olarak yardımcısına veya İç Kontrol Şube Müdürü'ne devredebilir.
Şirket içi uygulama kontrolleri ve denetimler İç Denetim, İç Kontrol ve Risk Yönetim Birimleri aracılığıyla yerine getirilmektedir.
Banka, işleyişini Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuata uygun olarak sürdüren İç Kontrol, İç Denetim ve Risk Yönetimi sistemlerini oluşturur ve bunun için uygun sayıda çalışan bulundurur.
T-Bank’ta İç Sistemler, Denetim Komitesinin koordinasyonu ile Banka’nın Teftiş Kurulu, İç Kontrol Merkezi, Uyum Bölümü ve Risk Yönetimi Grubu tarafından yürütülmektedir.
Kredi riskinin yönetilmesinin birincil sahipliği iş birimlerinde olmakla birlikte, İç Sistemler çatısı altında bulunan İç Kontrol ve Risk Yönetimi bölümleri kredi riskine ilişkin çeşitli kontrol ve takipler gerçekleştirmektedir.
Anında önlem alınması gereken konularda İç Kontrol Grubu ivedi olarak haberdar edilmekte, şube yetkililerine de bilgi verilmektedir.
İç Kontrol Merkezi Başkanlığı’nın temel amacı Banka faaliyetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yasalara ve diğer düzenlemelere uyumlu olarak güçlü bir iç kontrol ortamı içerisinde yürütülmesini sağlamaktır.
Bankacılık süreçlerine ait riskler ve bu risklere bağlı kontroller, Teftiş Kurulu ve İç Kontrol Merkezi envanterinden meydana gelmiş olup yıllık olarak güncellenmektedir.
İç Kontrol; İdarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara, ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, mali bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yönetim ve süreçle iç denetimi kapsayan mali ve diğer kontroller bütünüdür.