Acil durum tanımı
Examples of Acil durum in a sentence
Acil durum hakemi talebe ilişkin uyuşmazlık konusunda hakemlik yapamaz.
KARAR Madde 5 Acil durum hakemi, talep hakkında usuli nitelikte bir hakem kararı verir.
Acil durum hakem kararı; acil durum hakeminin reddine ilişkin talebin kabul edilmesi, acil durum hakemi atanması talebi veya uyuşmazlığa ilişkin taleplerin geri alınması; tahkim yargılamasının sona ermesi veya hakem veya hakem kurulu aksine karar vermedikçe, hakem kararının verilmesi ile kendiliğinden ortadan kalkar.
Acil durum hakemi atanmadan önce kabul, tarafsızlık, bağımsızlık ve elverişlilik beyannamesi imzalar.
Acil durum hakemi, yargılamayı uyuşmazlığın niteliği ve talebin aciliyetini dikkate alarak uygun bulduğu şekilde yürütür.
Acil durum tanımına uygun olan ve yatış süresi 24 saati aşmayan ameliyatsız tedaviler yani tıbbi gözlem ve müşahedeye ait sağlık giderleri (malzeme, ilaç, doktor ücretleri, ilgili tetkik giderleri vb.) poliçede belirtilen Küçük Müdahale teminatı kapsamında değerlendirilir.
Acil durum hakemi dosya kendisine ulaştığında derhal yargılama usulü zaman çizelgesini hazırlar.
Tahkimi Taraflar acil durum hakemi kurallarının uygulanmasını istemiyorsa tahkim şartına şu ilaveyi yapabilir: Acil durum hakemi kuralları uygulanmaz.
Acil durum olarak değerlendirilen bir teminata ilişkin sigorta şirketinin ödeme yapması için, sigortalının, coğrafi olarak resmi veya özel en yakın kuruluşuna ilk müracaatını yapma şartı aranır.
Acil durum plânlarının hazırlanmasında varsa il ölçeğindeki diğer acil durum plânlarıyla da koordinasyon sağlanır ve ilgili bakanlık, kamu kuruluşları, meslek teşekkülleriyle üniversitelerin ve diğer mahallî idarelerin görüşleri alınır.